Giriş

Teknolojinin gelişimi ile paralel olarak diğer birçok sektörde olduğu gibi elektrik dağıtım sektöründe de önemli bir dönüşüm sürecinden geçilmektedir. Dijitalleşmenin temel yapı taşları olarak bilgi, haberleşme ve sensör teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, dağıtım sistemleri başta olmak üzere hemen bütün sektörlerde verinin toplanması, iletilmesi ve işlenmesi süreçlerini eskiye nazaran oldukça kolaylaştırmış ve öncelikle teknoloji adaptasyonu ile mevcuttaki analog/manuel yürüyen süreçlerin dijitalleştirilmesini ve telemetri başta olmak üzere birçok IT-OT etkileşimli sistemlerin yaygınlaştırılmasını hızlandırmıştır. Diğer sektörlerden farklı olarak başta dağıtık üretim, depolama ve elektrikli araçlar olmak üzere yaşanan diğer teknolojik gelişmeler, dijitalleşme süreçlerini dağıtım şirketleri için bir tercih olmaktan çıkarmaya ve dağıtım sistemlerini güvenilir ve etkin biçimde işletmek için bir zorunluluk haline getirmeye başlamıştır. Bu hızlı gelişim etkisinde yaşanan dönüşüm süreçleri ise bazen “dijitalleşme” kavramının sadece “teknolojinin uygulanması” olarak algılanmasına ve dijitalleşmenin aslında teknolojinin inovatif strateji, ürün, süreç ve müşteri deneyimi aracılığıyla büyüme ve verimlilik sağlayacak şekilde iş yapış biçimlerine entegre edilmesianlamına geldiğinin unutulmasına sebep olabilmektedir. Bu nedenle de elektrik dağıtım şirketleri özelinde dijitalleşme uygulamalarının bir kısmı sadece yeni teknolojilerin mevcut öncüllerinin yerini alması, halihazırdaki iş yapış şekilleri değişmeden analog/manuel süreçlerin dijital platformlara aktarılması ya da SCADA vb. Operasyonel Teknolojilerin (OT) daha hızlı yaygınlaştırılması olarak kalmıştır. Halbuki dijital bir şirket olma hedefi hem içeride hem de dışarıda büyük bir dönüşümü gerektirmektedir. Bütün bu çalışmaların, hedefleri net belirlenmiş bir plan çerçevesinde hayata geçirilebilmesi aslında daha ilk adımda “Dijital bir dağıtım şirketi nasıl olmalıdır?” sorusunun dağıtım şirketleri yöneticileri tarafından doğru biçimde cevaplandırılması ile mümkün olabilecektir.

McKinsey’in 2018 yılında yaptığı bir çalışma1, iletim ve dağıtım sektörlerinde dijitalleşme sayesinde işletme ve bakım maliyetlerindeki olası azalmayı üç başlık altında ile değerlendirmiş ve toplamda % 26’lık bir verimlilik potansiyel olduğunu ortaya koymuştur. Bu üç başlıkta dikkat çeken husus, teknolojik ürün ve çözümlerin doğrudan uygulanması ile sınırlı olan süreç otomasyonunun etkisinin sadece % 3.3 olması iken, gelişmiş veri analizi ve süreçlerin dijitalleşmenin etkinleştirilmesi/yaygınlaştırılması ile bu oranın % 26’ya çıkmış olmasıdır. PwC’nin 2016 yılında yaptığı bir çalışmada2 ise farklı ülkelerdeki 29 iletim/dağıtım/perakende şirketi üst düzey yöneticileri ile yapılan görüşmelerde bu yöneticilerin %70’inden fazlası bu dönüşümün getireceği potansiyelin farkında olarak dijitalleşme anlamında sektörlerinde lider olmak istediklerini iletmişlerdir. Ancak aynı yöneticilere bu alana ne kadar yatırım yaptıkları sorulduğunda ise %63 civarında yönetici, yatırımlarını orta ve az (görece yetersiz) olarak değerlendirmiştir. Bu oranlar, şirket yönetimlerinde dijitalleşme ve dönüşüm için bir istek olduğunu ancak bu istek ile vizyon, yatırımlar, kültürel değişim ve yetkinlikler arasında da önemli bir makas olduğunu göstermektedir. Bu noktada diğer sektörlerden farklı olarak, elektrik dağıtım sektörünün büyük oranda bağlı olduğu regülasyonların ve temel amaç olan güvenlik ve sürekliliğin bu dönüşümler önünde yavaşlatıcı bir bariyer olabileceğini not etmekle birlikte; dijital dönüşümü hızlandıracak süreçlere dağıtım sektörü tarafından odaklanılması ve bunların belirli bir strateji çerçevesinde içselleştirilerek uygulanmasının da artık kaçınılmaz olduğunu belirtmek gerekmektedir. 

Dijitalleşme Süreçleri Nasıl Hızlandırılabilir?

Dağıtım şirketlerinde dijitalleşme süreçlerinin hızlandırılmasında ilk ve en önemli parametre, belirli bir stratejinin karar vericiler tarafından benimsenmesi ve konulacak irade ile devamlılık arz edecek şekilde sürdürülmesidir. Hızlı teknolojik gelişim, rekabetin artması ve inovasyon gereklilikleri dağıtım şirketlerinin bu stratejileri en hızlı biçimde hayata geçirmesinde büyük önem taşımaktadır. Bu noktada karar vericilerin kendilerine aşağıdaki soruları sorması ve stratejilerinin nerede durduğunu değerlendirmeleri iyi bir başlangıç olacaktır:

  1. Dijitalleşme noktasındaki isteğimiz, rakiplerimiz (dağıtım şirketleri) ve diğer sektörlerdeki bu işin öncülerine göre hangi seviyede?
  2. Belirlediğimiz amaçlara ulaşmak için gerekli ve yeterli yatırımı yapıyor muyuz?
  3. Uzun vadeli bir plana sahip miyiz? Süreci hızlandıracak kısa dönemli somut hedeflerimizi belirledik mi?
  4. Dijital dönüşümle paralel olarak şirket kültürünü değiştirecek dönüşümü başlattık mı?

Bu sorulara verilecek yanıtlar ilk adımda dağıtım şirketlerinin yeterli bir stratejiye sahip olup olmadığını gösterecektir. 

Belirli bir stratejiye sahip şirketler için ikinci önemli husus ise odaklanma olacaktır. Dağıtım şirketleri dijitalleşme sürecinde üç ana başlığa odaklanarak bu süreci hızlandırabilirler. Bunlar;

İş yapış şekillerinin dönüşümü

Geleneksel yaklaşım, dağıtım şirketlerinin kararlı, sürekli ve güvenli olmasının her şeyin üstünde olduğudur. Bu yaklaşım doğru olmakla birlikte dijitalleşen işletmelerin çevik yapısı risklerle birlikte hataların kısa zamanda görülmesi ve düzeltilmesi için de bir imkân sağlamaktadır. Metodolojik bir yaklaşımla müşterilerin beklentilerinin daha iyi anlaşılması, uygun ürün ve hizmetlerin hızlıca geliştirilmesi ve geliştirmelerin kısa döngülerde hayata geçirilerek toplanan geri bildirimler ile düzeltme/iyileştirme süreçlerinin de beraber yürütülmesinin sağlanması, dijitalleşme sürecinde konvansiyonel anlamda risk görülen unsurların bertaraf edilmesini ve verimlilik artışı başta olmak üzere beklenen faydaların elde edilmesini de sağlayacaktır. Bu süreçte önemli hususlardan bir tanesi, uygulamaların sadece analog/manuel yürüyen süreçlerin yeni teknolojilerle uyumlandırılması aşamasında kalmaması ve tüm iş yapış şekillerinin metodolojik bir yaklaşımla ele alınarak dijitalleşme sürecinde ürün ve hizmetlerin tedarikçi-şirket-müşteri düzleminde maksimum fayda gözetecek şekilde yeniden yapılandırılmasıdır. Bu da kararlı ve sürekli biçimde iş yapış şekillerinin dönüştürülmesi için bir iradenin ortaya koyulmasını -kısaca yönetim desteğinin alınmasını gerekli kılmaktadır. Bu nedenle, dağıtım şirketlerinde yöneticilerin dijitalleşmede geç kalınması durumunda neler kaybedecekleri konusunda bilgi sahibi olmaları ve “dijital şirket olma” fikrini satın almalarının sağlanması gerekmektedir.

İş yapış şekillerinin dönüşümünde inovasyonun ve çevikliğin temel kaldıraç olabilmesi için ise kültürel bir dönüşüm beraberinde yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesinin de sürekliliğinin sağlanması gerekmektedir. Birçok Avrupalı ve Amerikalı elektrik dağıtım şirketi, bunu sağlayabilmek için yeni teknolojiler geliştiren firmaları satın almakta ya da start-up firmalarına yatırım yapmaktadır. Ancak birçok örnek en hızlı ve doğrudan etkinin, şirketlerin içerisinde görece bağımsız yeni dijital çözümler üreten birimlerin açılması ile olduğunu göstermektedir.

Dijitalleşme süreçlerinde yer alacak insan kaynağının temini

Yukarıda belirtilen ve dijital teknolojiler üreten birimlerin sürekliliğinin sağlanması ve dijitalleşme sürecinin yürütülebilmesi için dijital dünyaya uyumlu ve bu süreci ileri taşıyacak yetenekli işgücünün temin edilmesi gerekmektedir. Bu noktada dağıtım şirketlerinin “konvansiyonel” hizmet sağlayıcı olduğu algısının yarattığı etkinin ortadan kaldırılması için şirketlerin dijitalleşme isteklerinin dışa yansıması ve yapılan işin topluma/doğaya faydasının vurgulanarak yeteneklerin şirketlere çekilmesi sağlanabilir. Diğer bir insan kaynağı ise üniversiteler ve bu alanda çalışan organizasyonlar ile gerçekleştirilecek iş birlikleri sayesinde yetenekli öğrencilerin erken dönemde dijitalleşme birimlerine adaptasyonu ile temin edilebilir. 

IT mimarisi ve uygulamalarının dönüşümü

Dağıtım şirketleri IT alt yapılarını büyük oranda kendileri yönetmektedir. Uzun yıllardır -ve ilk uygulayıcıları da olarak- hazır paket büyük yazılımların kullanıldığı şirketlerde gelişen ve değişen ihtiyaçlara cevap verebilmek için IT mimarisi de büyümüş, hantallaşmış, işletilmesi ve bakımı zorlaşmış ve dönüşüm yapmanın çok zor olduğu bir hale gelmiştir. Bu durum da şirketlerin dijitalleşme sürecinde yeni teknolojiler ile inovatif IT uygulamalarının hayata geçirilmesindeki esnekliklerini oldukça azaltmıştır. Dijitalleşme sürecinde şirketin, personelin ve müşterilerin gereksinimlerine bağlı olarak çok sık güncellenen uygulamalara olan ihtiyaç, mevcut hantal IT mimarileri ile gerçekleştirilememekle birlikte bunların hızlı biçimde dönüşümü de devasa bütçe gereksinimleri sebebiyle de mümkün olmamaktadır. Bu nedenle IT mimarisi ve kullanılagelen uygulamaların dönüşümü de planlı ve her geçen gün üstüne biraz daha koyacak şekilde sürekli olmalıdır.

Burada ilk adım, sunulan hizmetlerin ve içerideki iş süreçlerinin basitleştirilmesi ve IT mimarisinin modüler hale getirilmesi olacaktır. Modüler hale getirilen IT mimarisi işletme ve bakımı kolaylaştıracağı gibi uygulamaların hızlı biçimde hayata geçirilmesi süreçlerini de basitleştirecektir. Diğer önemli bir husus ise zorunlu ve önemli uygulamaların (Müşteri Bilgi Sistemi, SCADA vb.) bir ana omurga sağlayacak şekilde hazır paket çözümler ile gerçekleştirilmesi ancak katma değer sağlayacak ve farklı gereksinimlere cevap verecek uygulamaların ise (Dağıtım Yönetim Sistemi, İş Gücü Yönetim Sistemi vb.) özelleştirilmiş yenilikçi teknolojik çözümler ile sağlanması olacaktır. Bu yaklaşım gerek fayda-maliyet anlamında önemli bir getiri sağlayacak gerekse farklılaşan taleplere daha hızlı ve etkin çözümler sunulmasını da beraberinde getirecektir.

Yukarıda verilen üç ana başlık, alt başlıklar ve bu başlıkların gereksinimleri ile detaylandırılabilir. Ancak bu noktada önemli bir soru, bütün bunların gerçekleştirilmesi sürecinde -çevik mimariye de uygun olarak- neyin ne kadar yapıldığının nasıl ölçüleceği ve sürecin sürekli geri bildirim ile düzeltilerek ana yörüngeden çıkmasının nasıl engelleneceğidir. Bu nedenle, dağıtım şirketlerinin dijitalleşme sürecinde nerede oldukları, yönlerinin nereyi gösterdiği ve hangi noktalarda iyileştirmeye ihtiyaç duyduklarının tespiti ve bunlardan hareketle dijitalleşmenin dayanak noktası olan temel alanlarda izlenecek yol haritasının çıkarılması, bu alanda yatırımı olan şirketler için büyük önem taşımaktadır.

Dr. Alper Terciyanlı – EDİDER Genel Sekreteri

Kaynakça

(1) The Digital Utility: New challenges, capabilities, and opportunities, McKinsey&Company, 2018

(2) The Digitization of Utilities: There is a will, but is there a way?, PwC, 2016

No comments yet.

Leave a comment

Your email address will not be published.